| www.hotikmisinsipami.tr.gg |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| |
Neyzen Teyfik & Pire ve Yorgan
sev_sem tarih 22.01.2010, 22:46 (UTC) | | |
Pire ve Yorgan
Bir gün karısıyla beraber yatağında yatarken Nasreddin Hocanın yorganının üzerinden bir pire sıçrar ve yatağın öbür tarafına zıplar.
Hoca hemen kalkar ve yorganı odadaki ocağa (şömine) atıp yakar.
Bunu gören karısı yanan yorganın acısıyla:
"Hoca ne yaptın, yorganımızı durup dururken niçin yaktın?" diye sorar.
Hoca da: Yorganın üzerinden pire geçti, onun için yaktım" der.
Canım Hoca, bir pire için yorgan yakılır mı, bırak geçsin?" diye yineler.
Bu pireye şimdi bir şey demezsem sonra yol olur,
bütün pireler buradan geçmeye kalkışır!"
Bizim kültürümüzde çoook uzun yıllardır var olan ve “pire-yorgan”
örneğiyle kolayca açıklanan "yol olur" darbımeseli, günümüzün modern
psikologları tarafından "Kırık Cam Teorisi" olarak açıklanıyor.
"Kırık Cam Teorisi",
Psikologların yaptıkları bir deneyden ilham alınarak geliştirilmiştir.
Psikologlar, suç oranının yüksek olduğu ve yoksulların yaşadığı bir semt ile daha yüksek yaşam standardına sahip zengin bölgeye birer otomobil bıraktılar.
Araçların plakası yoktu ve motor kaputları aralıktı.
Sonra olup bitenleri izlediler.
Yoksul semtteki otomobil üç gün içinde baştan aşağıya yağmalandı.
Diğerine ise bir hafta boyunca kimse dokunmadı.
Ardından psikologlar "sağ kalan" otomobilin yanına gidip çekiçle kelebek camını kırdılar. Daha ilk darbe indirilmişti ki çevredeki insanlar (zenginler bile) da olaya dâhil oldu. Birkaç dakika sonra o otomobil de kullanılmaz hale gelmişti.
"Demek ki" dediler psikologlar:
İlk camın kırılmasına, ya da çevreyi kirleten ilk duvar yazısına izin vermemek gerekli. Aksi halde kötü gidişatı engellemek mümkün değildir.
"Kırık Cam Teorisi"nin takipçileri bakın ne diyorlar:
Metruk bir bina düşünün. Binanın camlarından biri bile kırık olsa, o camı hemen tamir ettirmezseniz, çok kısa sürede, oradan geçen herkes bir taş atıp, binanın tüm camlarını kırarlar. Biz ilk cam kırıldığında hemen tamir ettirmeliyiz.
Bir elektrik direğinin dibine, ya da bir binanın köşesine biri bir torba çöp bıraksın. O çöpü hemen oradan kaldırmazsanız, her geçen çöpünü oraya bırakır ve çok kısa bir sürede dağlar gibi çöp birikir. Biz ilk konan çöp torbasını kaldırtmalıyız.
Biz de diyoruz ki:
Pire yorganın üzerinden bir defa bile olsa geçmemelidir.
Yoksa yok olur! Bu örnekleri niye mi anlattım?
Hem kişisel olarak kendi iç dünyamızın camlarını, duvarlarını ve yorganını korumak, hem de toplumsal olarak ülkenin meseleleri hakkında çok duyarlı ve acil davranmak zorunda olduğumuzu belirtmek için...
Önce kendi iç dünyamızdan başlayalım.
Kalbimizde ucundan kıyısından kırılmış camlar taşıyoruz sürekli...
Ruhumuzun başköşelerine ilk başta önemsiz gözüken, laf etmeye değmez çöpler bırakıyoruz her gün. Küçük günahlar, minik hatalar, yanlışlar, ihmaller, duyarsızlıklar camı kırık araba gibi diğerlerini de camları kırmaya, kapıları çerçeveleri indirmeye teşvik ediyor.
Pişmanlığımızı fırsat bilip ortadan kaldıracak kadar ciddiye almadığımız çöplerimiz, sürçmelerimiz, kötülüklerimiz, ayıplarımız, kokuşmuş çöp dağlarına, kötülük yığınlarına kapı aralıyor. Bir sürü pire içimizde oradan
buraya zıplayıp duruyor. "Böyle gelmiş, böyle gider" diye kendi
kendimizi ağır veballer altında ezdirdikçe ezdiriyoruz.
Bu kadar küçük ihmalden ne çıkar? Canım şimdi bunun ne önemi var?
Gibi baştan savmalarla, adeta yangını kendimiz körüklüyoruz.
İkinci ve asıl önemlisi, toplumsal duyarsızlıklarımız olmaktadır:
Kıbrıs'ı veriversek ne olur?
Ermenistan sınırını azıcık açsak ne olur?
Karabağ'ı sonra halletsek de olur.
AB'nin istediği tavizlerin bazılarını versek ne olacak ki?
Kandilde teröristler barınsa ne olur?
Kerkük'teki kırmızıçizgilerimizi şimdilik unutsak ne lazım gelir?
Anadilde eğitim olsa ne kıyamet mi kopar?
Açıldıkça açılsak ne olur?
Anayasayı bir defa delsek ne olur? (Şimdiki gibi yol olur!)
Egemenlik haklarımızın bazılarından fedakârlık etsek ne olur?
Yukarıda yazılanların her birisi birer kırık camdır ve kırık camın oradaki varlığı,
diğer camların da kırılabileceğine dair bir haklılık üretir içimizde.
İlk geçen pireye dur demezsek, hayatımız pireler arenasına dönüşür;
Gidip gelirler ki vızır, vızır...
Çöpün bizden önce oraya atılmış olması,
Oraya çöp atmanın bir alışkanlık olduğunu söyler bize.
Çok geçmeden biz de o alışkanlığa alışır,
Alışık olunanı yapmakta haklı görürüz kendimizi.
Cam ilk kırıldığında hafife alırsak, ağırlaşır cam kırıkları.
Çöp ilk atıldığında umursamazsak,
Umursamazlığımız bir çöp dağını besler.
İlk geçen pireye izin verirsek, en azından
Nasrettin Hoca atamıza ihanet etmiş oluruz.
| | | |
|
ERKEK MİLLETİNDEN ''GÜZİN ABLA'' YAPARSAN....
sev_sem tarih 21.01.2010, 12:16 (UTC) | | |
Sevgili Erkan Ağabey..
Bana yardımcı olursunuz diye size yazıyorum..
Geçen gün işe giderken kocamı her zamanki gibi evde TV seyrederken
bıraktım. Arabamla daha 500 metre gitmedim ki motoru stop etti. Hayli
uğraşıp çalıştıramayınca kocamdan yardim almak icin eve geri döndüm. Eve
girince gozlerime inanamadim.. Kocam komşunun kızı ile yatağımızda. . Ben
32, kocam 34 yaşında komsunun kızı ise 22.. Biz 10 yıldır evliyiz..
Yakalanınca resmen çöktü ve itiraf etmek zorunda kaldı.. 6 aydır
birliktelermiş...
Ne yapmaliyim lutfen bana yardim eder misiniz?..
Sevgilerimle
Ayşe..
Sevgili Ayşe;
Hava soğuksa, hele bu tip kısa mesafelerde motor ısınmadan bastıysan
arabalar genelde bunu yapar..
Kaputu aç yakıt borularına şöyle bir bak, ezilme, çöküntü gibi bir şey var mı?.. Manifolt bağlantılarını ve karbüratörü gözden geçir.
Eger bunlar sorunu çözemezler ise sorun yakıt pompasında olabilir..
Bujilere yeterli benzin gelmiyordur. (Araban tüplü mü benzinli mi dizel mi
yazmamışsın) Yoksa daha da yardımcı olabilirdim..
Erkan agabey'in..
| | | |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|